{"id":374,"date":"2022-02-06T07:13:42","date_gmt":"2022-02-06T07:13:42","guid":{"rendered":"https:\/\/blog.nayayinlari.com\/?p=374"},"modified":"2022-02-06T07:13:42","modified_gmt":"2022-02-06T07:13:42","slug":"200-yasindaki-flaubertin-melankolisi-ve-ilham","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/blog.nayayinlari.com\/?p=374&lang=tr","title":{"rendered":"200 ya\u015f\u0131ndaki Flaubert\u2019in melankolisi ve ilham"},"content":{"rendered":"<p>Esra Yalazan\/Art\u0131ger\u00e7ek\/<\/p>\n<p>azarlar\u0131n edebiyat\u0131n \u00e7ok katmanl\u0131 d\u00fcnyas\u0131nda, sezgisel kelime, karakter, mit, hik\u00e2ye, dil, \u00fcslup aray\u0131\u015f\u0131yla zamans\u0131z tanr\u0131lar misali dola\u015fmalar\u0131 beni heyecanland\u0131r\u0131yor. Sezgilerim yak\u0131n hissettiklerimi \u00e7o\u011funlukla onlar aras\u0131ndan se\u00e7iyor.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n ancak sezgi yoluyla anlayabilece\u011fine inanan Bergson\u2019un felsefesini i\u00e7selle\u015ftiren yazarlardan biriydi Proust. Kurmaca olmamak i\u00e7in direnen benzersiz romanlar\u0131 ger\u00e7e\u011fi sezgilerine g\u00f6re yeniden \u015fekillendirme \u00e7abas\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz sonucudur. Ona g\u00f6re ge\u00e7mi\u015fin an\u0131lar\u0131 eksik ve hatal\u0131yd\u0131. O halde onlar\u0131 ger\u00e7ekte ya\u015fan\u0131p ya\u015fanmad\u0131klar\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z do\u011fru hissedilecek gibi yeniden tasarlamal\u0131yd\u0131.<\/p>\n<p>Sevdi\u011fi yazarlar\u0131n hayat hik\u00e2yelerini taklit edilmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan biyografilere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren Zweig da yazarlar\u0131 sezgileriyle tekrar do\u011furarak edebiyat tarihine hediye etti. Onlarla birlikte anla\u015f\u0131lmas\u0131 g\u00fc\u00e7 hayatlar\u0131n karanl\u0131k dehlizlerinde edebiyat\u0131n kalp \u00e7arp\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131 unutmadan dola\u015ft\u0131. Bazen iyi bildi\u011fi yazar huzursuzlu\u011funun sebeplerini anlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor, bazen de insan kusurlar\u0131n\u0131, edebi zaaflar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6steriyordu. Ve siz sevdi\u011finiz yazarlar\u0131 ac\u0131mas\u0131zca h\u0131rpalad\u0131\u011f\u0131 vakit ona k\u0131zam\u0131yordunuz. Tersine Tolstoy, Dostoyevski,\u00a0 Balzac, Stendhal, Balzac, Dickens, Freud, Nietzsche ve di\u011ferlerini yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n \u201ckutsall\u0131\u011f\u0131na\u201d yara\u015f\u0131r bir \u00fcslup ve incelikle, mesafesini kaybetmeden anlatabildi\u011fi i\u00e7in minnet duyuyordunuz.<\/p>\n<div class=\"google-auto-placed ap_container\"><\/div>\n<p>Zweig biyografi yaz\u0131m\u0131ndaki e\u015fsiz p\u0131r\u0131lt\u0131s\u0131n\u0131 yazarken kim oldu\u011funu unutup yazd\u0131\u011f\u0131 ki\u015finin \u201ckaderi\u201d olabilmesine bor\u00e7lu bence. Yazarlar\u0131n ac\u0131lar\u0131n\u0131, umutlar\u0131n\u0131, \u00e7aresizliklerini, korkular\u0131n\u0131 derinden hissedebilmesini sa\u011flayan d\u00fcrt\u00fcn\u00fcn kayna\u011f\u0131, kibirden ar\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir empati yetene\u011fi ve yaz\u0131 sanat\u0131na adanm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131. Okuyan\u0131 \u00f6nce \u201cportresinin\u201d ger\u00e7ek oldu\u011funa inand\u0131r\u0131r sonra o tekinsiz ve renkli hayat\u0131n i\u00e7inde diledi\u011fi gibi \u00f6zg\u00fcrce dola\u015fmaya devam eder.<\/p>\n<p><strong>\u2018Monsieur Flaubert, C\u2019est moi!\u2019<\/strong><\/p>\n<p>Maupassant, Tolstoy, Henry James, Nabokov, Conrad, Mario Vargas-Llosa ve daha pek \u00e7ok yazar\u0131n etkilendi\u011fi, hakk\u0131nda yazd\u0131\u011f\u0131 Flaubert\u2019in me\u015fhur c\u00fcmlesini edebiyat severler bilir. \u2018Madame Bovary\u2019 roman\u0131n\u0131n esas kahraman\u0131 hakk\u0131nda konu\u015furken &#8220;Madame Bovary benim!&#8221; demi\u015fti. Bu sene 200. ya\u015f\u0131na basan Flaubert\u2019in bu c\u00fcmleyle tam olarak ne demek istedi\u011fi, \u00f6nc\u00fclerinden oldu\u011fu ekol\u00fcn -realizm- g\u00fcncellenen yorumlar\u0131yla birlikte h\u00e2l\u00e2 tart\u0131\u015f\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p>Orhan Pamuk, \u201cM\u00f6sy\u00f6 Flaubert benim\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 konu\u015fmas\u0131nda edebiyat\u0131ndan etkilenme sebeplerine de\u011finirken edebiyat tarihine miras kalan binlerce mektubun etkisinden de bahsediyordu;<\/p>\n<div class=\"google-auto-placed ap_container\"><\/div>\n<p>\u201cT\u0131pk\u0131 baz\u0131lar\u0131n\u0131n Kafka\u2019n\u0131n hayat hik\u00e2yesini okuyu\u015fu gibi, 1970\u2019lerde ben de Flaubert\u2019in mektuplar\u0131n\u0131 tasavvuf \u015feyhlerinin menk\u0131bnamelerini okur gibi okumu\u015ftum\u2026 Flaubert\u2019e duyulan hayranl\u0131\u011f\u0131n daha sonraki ku\u015faklarda, 20. yy\u2019da, romanlar\u0131 kadar mektuplar\u0131na, mektuplar\u0131n\u0131n g\u00f6sterdi\u011fi hayat tarz\u0131na, edebiyat\u0131n bir \u00e7e\u015fit ke\u015fi\u015fi olmas\u0131na dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlamak zor de\u011fildir.\u201d<\/p>\n<p>O konu\u015fmas\u0131nda neden Flaubert olmak istedi\u011fini de ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla a\u00e7\u0131klar;<\/p>\n<p>\u201cPek \u00e7ok yazar, hayat\u0131n\u0131n bir k\u0131sm\u0131nda benim gibi Flaubert olmak istemi\u015ftir\u2026 Benim sevdi\u011fim, hayranl\u0131k duydu\u011fum, \u00f6zde\u015fle\u015fmek istedi\u011fim Flaubert, i\u015fte bu ikinci yazard\u0131r. Kahramanlar\u0131n\u0131n ruh haline, bir roman\u0131n geni\u015f manzaras\u0131 i\u00e7ersinde, bir anda birka\u00e7 kelime ile girebilmenin bir yolunu ke\u015ffeden b\u00fcy\u00fck yazar! Kahramanlar\u0131n\u0131n roman sanat\u0131n\u0131n talep etti\u011fi derin \u015fefkat ve anlay\u0131\u015fla yakla\u015fabilen, bu y\u00fczden \u2018Madame Bovary benim\u2019 diyebilen yazar!\u201d<\/p>\n<div class=\"google-auto-placed ap_container\"><\/div>\n<p>Pamuk, bu konu\u015fmada onun insanl\u0131\u011fa \u00f6fke ve k\u0131zg\u0131nl\u0131k duyan alayc\u0131, a\u015fa\u011f\u0131lay\u0131c\u0131 yan\u0131n\u0131 da anlat\u0131r. Ve sonunda itiraf eder;<\/p>\n<p>\u201cOnu her okuyu\u015fumda, \u201cMonsieur Flaubert, C\u2019est moi!\u201d demek geldi i\u00e7imden.\u201d<\/p>\n<p>Flaubert\u2019in anadiliyle yazan ba\u015fka bir yazar Alexandre Postel, onun do\u011fumundan iki y\u00fcz y\u0131l sonra Pamuk\u2019un c\u00fcmlesini m\u00fcthi\u015f bir romanla ta\u00e7land\u0131rm\u0131\u015f. \u201cM\u00f6sy\u00f6 Flaubert benim\u201d deyi\u015finin ya da onu kendi edebi d\u00fcnyas\u0131nda tasvir etme \u00e7abas\u0131n\u0131n b\u00f6ylesine incelikli bir tezah\u00fcr\u00fcyle ilk kez kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yorum.<\/p>\n<p><strong>Bir roman\u0131n do\u011fum sanc\u0131s\u0131<\/strong><\/p>\n<p>\u2018Flaubert\u2019in Bir Sonbahar\u0131\u2019, yazar\u0131n 1875 y\u0131l\u0131nda 53 ya\u015f\u0131ndayken melankoli ve \u00f6lme iste\u011finden uzakla\u015fmak i\u00e7in bilim insan\u0131 dostu Pouchet ve m\u00fcze y\u00f6neticisi Pennetier\u2019in ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 Concarneau\u2019ya seyahatinden hareketle sadece birka\u00e7 ay\u0131na ve anlatmak istedi\u011fi ruh iklimine odaklanan tuhaf bir metin. Maddi s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131, huzursuzlu\u011funu, sa\u011fl\u0131k sorunlar\u0131n\u0131, hayal k\u0131r\u0131kl\u0131klar\u0131n\u0131, yazma arzusundaki s\u0131k\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131, yeni bir kitab\u0131n do\u011fum sanc\u0131lar\u0131n\u0131 k\u0131sac\u0131k bir romanda ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla resmederken yazar\u0131n zihin d\u00fcnyas\u0131nda derinlikli bir hissedi\u015fle dola\u015f\u0131yor.<\/p>\n<p>son y\u0131llarda giderek \u00e7o\u011falan \u2018biyografik roman\u2019 t\u00fcr\u00fcne s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lamayacak zarif bir esnekli\u011fi var bu k\u0131sa roman\u0131n. Yazar\u0131n ya\u015fam bi\u00e7imini, g\u00fcndelik al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131n\u0131, i\u00e7inde bulundu\u011fu atmosferi, sinematografik ayr\u0131nt\u0131lar\u0131, dili kullanma bi\u00e7imini ya da edebiyat anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 kendi \u00fcslubuyla aktarmaktan \u00f6te ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc bir k\u0131r\u0131lmay\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015f. Yazar kimli\u011fiyle \u201cFlaubert olman\u0131n\u201d yaz\u0131 sanat\u0131ndaki anlam\u0131n\u0131 tutkuyla kavram\u0131\u015f da denebilir. Onun ge\u00e7mi\u015fine do\u011fru yolculuk ederken \u00e2n\u0131n i\u00e7inde durup duygular\u0131n\u0131n sars\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131 bir bilimci kesinli\u011fiyle \u00f6l\u00e7\u00fcyor ama has edebiyat\u00e7\u0131 titizli\u011fiyle yaz\u0131yor.<\/p>\n<p>\u201cHayat\u0131 temelinden sars\u0131l\u0131yordu. Gen\u00e7li\u011finde yapt\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm tercihler, kendini adad\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm ilkeler, hepsi temelden \u00e7at\u0131rdamaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. B\u00fct\u00fcn\u00fcyle yan\u0131lm\u0131\u015f, kendine olan t\u00fcm g\u00fcvenini yitirmi\u015fti. Hi\u00e7li\u011fe dalmas\u0131na \u00e7ok az kalm\u0131\u015ft\u0131.\u201d<\/p>\n<p>Melankolik iklimiyle d\u00fczyaz\u0131n\u0131n \u015fiirine sokulan bu pastoral anlat\u0131, yazar\u0131n hayatla kurdu\u011fu ili\u015fkiden ya da duygular\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fcnmeyen \u015fiddetini tasvir etmekten fazlas\u0131na ula\u015f\u0131yor; \u201cSon ana dek bu sorunu g\u00f6rmezden gelmeyi denemi\u015fti, ancak bir noktada hi\u00e7bir zaman dile getirmedi\u011fi \u015fey tam olarak \u015fuydu; \u201cMadam Bovary O\u2019ydu.\u201d<\/p>\n<p>Postel bu a\u015famada Flaubert\u2019i nas\u0131l de\u011ferlendirece\u011fini yazarla kahraman\u0131 aras\u0131ndaki derin \u00e7atla\u011fa s\u0131zarak g\u00f6steriyor;<\/p>\n<p>\u201cAilesinin r\u0131zk\u0131n\u0131 iki tenzilatl\u0131 bilet fiyat\u0131na k\u00f6y\u00fcn tefecisinin ellerine b\u0131rakan Emma\u2019n\u0131n \u015fuursuzlu\u011fu i\u00e7erisindeydi. Flaubert \u00e7ok uzun bir s\u00fcre ekonomik kayg\u0131lar\u0131 olmadan ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131. Fakat bir l\u00fcks ve tutku \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7erisinde kendini t\u00fcketen kahraman\u0131ndan farkl\u0131 olarak kendi \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn yazar\u0131 olman\u0131n trajik ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131ndan faydalanam\u0131yordu. Onun ba\u015f\u0131na geleneler karma\u015f\u0131k ve aptalcayd\u0131.\u201d<\/p>\n<p>Nihayetinde bu kitab\u0131n kahraman\u0131 Postel\u2019in Flaubert\u2019i. Yazar ilk kitab\u0131yla Goncourt ilk roman \u00f6d\u00fcl\u00fcn\u00fc (Un homme efface) alan bir \u00f6\u011fretmen. Okurken Flaubert\u2019in yazma t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemi \u00f6zellikle se\u00e7me sebebini merak ettim. Hayat\u0131n\u0131 yaz\u0131 yazmak \u00fczerine in\u015fa eden birinin o inanc\u0131 kaybedi\u015fini, f\u0131rt\u0131nalarda savrulu\u015funu, tekrar yazma arzusuna kavu\u015fmas\u0131n\u0131 sorgulamak ve m\u00fcmk\u00fcnse bu anlat\u0131y\u0131 \u015fiiri nesirle bulu\u015fturan (Flaubert\u2019in de idealize etti\u011fi) edebi diliyle y\u00fcceltmek istedi san\u0131r\u0131m.<\/p>\n<p>Kitab\u0131n sonundaki notlardan yazar\u0131n mektuplar\u0131 ve ele\u015ftiriler \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015farak bu romana haz\u0131rland\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131yor. Flaubert\u2019le ili\u015fki halinde olan yazarlar -Victor Hugo, George Sand, Maupassant, Zola, Goncourt karde\u015fler &#8211; ve di\u011fer karakterlerin s\u00f6yledikleri \u00fczerinden yazar\u0131n hayat\u0131na bakarak \u00e7eli\u015fkileri ve zaaflar\u0131yla anlatma f\u0131rsat\u0131 yaratm\u0131\u015f.<\/p>\n<p><strong>\u2018Alt\u0131 ay boyunca kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z a\u015fka tutulmu\u015f biri oldum\u2019<\/strong><\/p>\n<p>Kabu\u011fundan \u00e7\u0131kmak istemeyen, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc manzaraya ve \u00e7evresindekilere yabanc\u0131la\u015fan, insanlar\u0131n s\u0131radan u\u011fra\u015flar\u0131n\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fcmseyen Flaubert\u2019in kendini edebiyattan kurtuldu\u011funa ikna etmeye \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131ndaki beyhude \u00e7aban\u0131n \u00f6fkeli kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 mektuplar\u0131nda da g\u00f6r\u00fcl\u00fcr;<\/p>\n<p>\u201cBu kadar a\u011f\u0131r ilerlememin sebebi, (Madam Bovary\u2019i yazarken) bu kitaptaki hi\u00e7bir \u015feyi kendimden \u00e7\u0131karsam\u0131yor olmam; kendi ya\u015fant\u0131lar\u0131mdan ilk defa bu kadar az yararlan\u0131yorum. \u0130lerde belki daha iyi \u015feyler yazabilirim (umuyorum yazar\u0131m); ama bundan daha ince ince hesaplanm\u0131\u015f bir \u015fey yazabilece\u011fimi d\u00fc\u015f\u00fcnemiyorum&#8230;.Ermi\u015f Antonius&#8217;u yazarken, Bovary\u2019nin ba\u015f\u0131ma musallat etti\u011fi ruhsal gerginliklerin onda birini bile ya\u015famad\u0131m. Antonius, duygular\u0131m\u0131 bo\u015faltt\u0131\u011f\u0131m bir kanald\u0131; onu yazarken hissetti\u011fim tek \u015fey zevkti; o 500 sayfay\u0131 kaleme ald\u0131\u011f\u0131m 18 ay, \u00f6mr\u00fcm boyunca ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m en derin hazlar\u0131 tatt\u0131\u011f\u0131m, hayat\u0131m\u0131n en keyifli zaman\u0131 oldu. Bir de \u015fimdi bak halime: S\u00fcrekli, midemi buland\u0131ran insanlar\u0131n neler hissetti\u011fini, neler d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc aksettirebilmek i\u00e7in onlar\u0131n yerine koymak zorunday\u0131m kendimi. Alt\u0131 ay boyunca, kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z a\u015fka tutulmu\u015f biri oldum; \u015fimdi de kilise \u00e7anlar\u0131n\u0131n sesi beni mest ediyor ve i\u00e7imden g\u00fcnah \u00e7\u0131karmak geliyor! (1853, Colett\u2019e mektubundan)\u201d<\/p>\n<p>Postel, kendi Flaubert\u2019ini kurgularken onu Aziz Julien Efsanesi\u2019ni yazmaya haz\u0131rlayan s\u00fcreci inat\u00e7\u0131 bir merakla kurcal\u0131yor. (\u00dc\u00e7 Hik\u00e2ye kitab\u0131nda yer al\u0131r) B\u00f6ylece bir yazar\u0131n akl\u0131nda d\u00fc\u015fen bir fikri, meseleyi, temay\u0131, hik\u00e2yeyi edebiyata d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme a\u015famas\u0131ndaki s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131 da k\u0131vr\u0131mlar\u0131yla izlettiriyor okura.<\/p>\n<p>Yirmi y\u0131ld\u0131r bildi\u011fi, tasla\u011f\u0131n\u0131 haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 bu efsaneyi yazmak i\u00e7in neden beklemi\u015fti? Neden ikinci kez zihnine yerle\u015fmi\u015fti? Hangi d\u00fcrt\u00fcler, karanl\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcnceler veya i\u00e7sel tepkiler onu yazma t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131na s\u00fcr\u00fcklemi\u015fti? Cevab\u0131n\u0131 kimsenin bilmedi\u011fine karar vermi\u015f yazar. Acaba Flaubert\u2019in kendisi biliyor muydu? Sanmam ama zaten bu sorular\u0131n pe\u015fine d\u00fc\u015fen Postel\u2019in derdi yaz\u0131n\u0131n g\u00f6lgeli taraf\u0131na bakarak kendi yazarl\u0131k u\u011fra\u015f\u0131n\u0131 anlamland\u0131rmak.<\/p>\n<p>Bir yazar\u0131n i\u00e7 d\u00fcnyas\u0131n\u0131, sesini, \u00fcslubunu teoriyle, ele\u015ftiriyle, kavramlarla bo\u011fmadan bu kitapta oldu\u011fu gibi cazip bir romanla yans\u0131t\u0131lmas\u0131n\u0131n daha kal\u0131c\u0131 izler b\u0131rakabilece\u011fine inan\u0131yorum. Edebiyat ili\u015fkilendi\u011fi t\u00fcm disiplinlerden ba\u011f\u0131ms\u0131z nas\u0131l s\u00f6yledi\u011finizin ne s\u00f6yledi\u011finiz kadar de\u011ferli oldu\u011fu bir anlamlar b\u00fct\u00fcn\u00fcd\u00fcr. \u0130\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z kat\u0131 ger\u00e7eklikle iyi beslenmi\u015f hayal g\u00fcc\u00fcn\u00fcn sihri aras\u0131ndaki u\u00e7urumdan a\u015fa\u011f\u0131ya bakabilmek eksik tecr\u00fcbeleri tamamlar.<\/p>\n<p>Okuyabilse \u00e7arp\u0131l\u0131rd\u0131<\/p>\n<p>Postel katmanl\u0131 anlat\u0131m\u0131yla Flaubert\u2019in medcezirli, \u00f6fkeli ve her \u015feye ra\u011fmen merhametli edebiyat sevgisini bir kez daha \u00f6l\u00fcms\u00fcz k\u0131lm\u0131\u015f. Onun hem ger\u00e7ek\u00e7i hem de b\u00fcy\u00fck bir \u00fcslup\u00e7u oldu\u011funu kendi anlat\u0131m\u0131yla aktar\u0131yor;<\/p>\n<p>\u201cHayal g\u00fcc\u00fcn\u00fcn t\u00fcm k\u0131vr\u0131mlar\u0131 onu kilisenin vitray\u0131na, daha do\u011frusu ondan kalan an\u0131ya g\u00f6t\u00fcr\u00fcyordu\u2026 Tasarlad\u0131\u011f\u0131m hik\u00e2yeyi i\u015fte tam bu \u0131\u015f\u0131kla veya onun s\u00f6zsel kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ta\u00e7land\u0131rmal\u0131y\u0131m, diye ge\u00e7irdi zihninden. Tarihsel ve arkeolojik ayr\u0131nt\u0131lar, bunlar\u0131n do\u011fruluklar\u0131, t\u00fcm bunlar g\u00fczeli yaratmak i\u00e7in yeterli olmayan eklentilerdi. Hatta s\u0131kl\u0131kla insan\u0131 o yoldan d\u00f6nd\u00fcr\u00fclerdi. Belge (lemeyi) ve ger\u00e7ekli\u011fi y\u00fccelten Zola\u2019n\u0131n ve yeni ekol\u00fcn\u00fcn di\u011fer temsilcilerinin g\u00f6rmezden geldi\u011fi buydu.\u201d<\/p>\n<p>Sanat\u00e7\u0131n\u0131n yorgunluk ve \u00e7eli\u015fkilerini iyi bilen Postel\u2019in Flaubert\u2019i, kabulleni\u015f ile ba\u015fkald\u0131r\u0131 aras\u0131nda sal\u0131n\u0131rken sanat\u0131n ger\u00e7ekli\u011fi \u00fczerine yazd\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm g\u00f6steri\u015fli bildirilerin birer taklit oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu; \u201cSava\u015f ba\u015ftan kaybedilmi\u015fti, peki edebiyat bir hata m\u0131yd\u0131? \u00d6nemli de\u011fildi, m\u00fccadele edecekti.\u201d<\/p>\n<p>Gen\u00e7 Frans\u0131z yazar, bu zorlu m\u00fccadelenin karanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve yazar\u0131n o \u00e7ukurdan \u00e7\u0131karken hissetti\u011fi yetersizli\u011fi, sanc\u0131lar\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in yazm\u0131\u015f \u2018Flaubert\u2019in Bir Sonbahar\u0131\u2019n\u0131.<\/p>\n<p>Doktor babas\u0131 ve yak\u0131n dostlar\u0131 sayesinde bilimin zihnin ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 en y\u00fcksek noktalardan biri oldu\u011funa inanan Flaubert\u2019in her \u015feye ra\u011fmen edebiyat\u0131 asla terk edemeyece\u011fini im\u00e2 eden b\u00f6l\u00fcm, yazar\u0131 k\u0131skand\u0131racak kadar kadar berrak ve keskin. Okuyabilse \u00e7arp\u0131l\u0131rd\u0131;<\/p>\n<p>\u201cArzunun, i\u011frenmenin, \u015fehvetin bu devasa g\u00f6z\u00fc d\u00f6nm\u00fc\u015fl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc hi\u00e7bir mikroskop, hi\u00e7bir te\u015frih masas\u0131 g\u00fcn y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131karamazd\u0131. Onun bildi\u011fini ne kedibal\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00fcreme organlar\u0131, ne kalkan bal\u0131\u011f\u0131n\u0131n sinir sistemi ne de deniz tav\u015fan\u0131n\u0131n par\u00e7alanm\u0131\u015f etleri g\u00f6sterebilirdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc yaln\u0131zca sanat bunun s\u0131rr\u0131n\u0131 elinde tutabilir, yaln\u0131zca sanat t\u0131pk\u0131 kalp gibi atan, a\u011f\u0131z dolusu kana bulanm\u0131\u015f bu c\u00fcmlelerle hayat\u0131n damarlar\u0131nda nab\u0131z gibi ritm tutan \u00e7eli\u015fkilerin \u015fiddetini ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerinin gizemini dile getirebilirdi.\u201d<\/p>\n<p><strong>Flaubert nas\u0131l yaz\u0131yordu?\u00a0<\/strong><\/p>\n<p>Arkada\u015f\u0131 Pouchet\u2019nin daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir hayat i\u00e7in binbir zahmetle kabuk de\u011fi\u015ftirmesini izledi\u011fi istakozun i\u00e7ini a\u00e7mas\u0131 uyand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131 belki yazma iradesini. Ya da George Sand\u2019in mektubunda verdi\u011fi tavsiyeye uymak istemi\u015fti; \u201cHayat\u0131 yumu\u015fak\u00e7alardan \u00f6\u011fren.\u201d<\/p>\n<p>Bir yazar sezgilerinin, d\u00fcrt\u00fclerinin kendi bilincinin g\u00f6r\u00fcnmeyen katmanlar\u0131na s\u0131z\u0131\u015f\u0131n\u0131 hissedemezken ba\u015fka bir yazar onu kabu\u011fundan soyarak nas\u0131l \u015feffaf k\u0131labilir? \u00c7ok c\u00fcretk\u00e2r bir oyun! Flaubert\u2019in bir Orta\u00e7a\u011f masal\u0131n\u0131 ya da di\u011fer eserlerini tasarlama metotlar\u0131 \u00fczerine tahminler y\u00fcr\u00fct\u00fclebilir elbette ama uzun bir hik\u00e2yenin yaz\u0131l\u0131\u015f a\u015famas\u0131n\u0131 silinen, eklenen sonra yine silinen kelimeler \u00fczerinden g\u00f6sterebilmek \u00e7ok hassas bir i\u00e7g\u00f6r\u00fcye ihtiya\u00e7 duyuyor.<\/p>\n<p>Bir \u00e7ocu\u011fun (Julien) i\u00e7inde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 \u015fiddet ve \u00f6fke potansiyelini nas\u0131l yazaca\u011f\u0131n\u0131 tasarlayan Flaubert\u2019in kelime se\u00e7imindeki hassasiyeti, onun b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc alt\u0131nda ezilmeden tarif edebilmek onu yeniden yaratmaktan daha zor. Bunu ancak edebiyatta dil lezzetini hissedebilen bir yazar yapabilirdi. Postel\u2019in sezgileriyle Flaubert\u2019in edebi miras\u0131n\u0131n bulu\u015ftu\u011fu yer oras\u0131.<\/p>\n<p>Onu hissedebilmesi i\u00e7in kelimele tercihini de i\u00e7selle\u015ftirmi\u015f olmas\u0131 gerekiyor;<\/p>\n<p>\u201c\u015eehvet s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc yazar yazmaz \u00fczerini karalad\u0131; \u00e7ok soyuttu. Bu, c\u00fcmlesinin sonu olabilirdi ama ate\u015fleyicisi olamazd\u0131. \u00c7ocu\u011fun kalp at\u0131\u015flar\u0131n\u0131n avucunun i\u00e7indeki hayvan\u0131n kas\u0131lmalar\u0131 tamamen durana dek gittik\u00e7e artmas\u0131 gibi o an\u0131n duygusundan yola \u00e7\u0131karak ilerlemek daha do\u011fruydu\u2026 Ancak ve ancak sonra, \u00e7ocu\u011fun hissetti\u011fi duygunun ad\u0131n\u0131 koyabilecekti; \u015fehvet de\u011fil ne\u015fe.\u201d<\/p>\n<p>Buna benzer bir tasla\u011f\u0131 farkl\u0131 kelime oyunlar\u0131yla tekrarlayarak Flaubert\u2019in yazma \u00e7abas\u0131n\u0131n ritmini, rengini, dokusunu, t\u0131n\u0131s\u0131n\u0131 derine, daha da derine inerek duygu k\u0131r\u0131lmalar\u0131yla hissettirmek istemi\u015f olmal\u0131.<\/p>\n<p><strong>\u0130lham nereden gelir?\u00a0<\/strong><\/p>\n<p>Postel\u2019in sanat\u0131n tetikleyici unsurlar\u0131n\u0131n pe\u015fine d\u00fc\u015fmesinin somut bir kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 yok asl\u0131nda. O da Flaubert gibi m\u00fcphem \u201cilham perilerinin\u201d, \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131mlar\u0131n pe\u015finde, teredd\u00fct ve kayg\u0131lar\u0131n\u0131 yaz\u0131 sanat\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrerek kendi edebiyat yolculu\u011funda bir s\u0131\u00e7rama daha yap\u0131yor. \u0130ki as\u0131r evvel do\u011fmu\u015f bir yazar\u0131n nab\u0131z at\u0131\u015flar\u0131na e\u015flik ederek. Yazarken bu mektubunu da okumu\u015ftur muhtemelen;<\/p>\n<p>\u201cBana g\u00fczel gelen, yazmak istedi\u011fim \u015fey, hi\u00e7bir \u015fey hakk\u0131nda olmayan bir kitap, d\u0131\u015fardaki hi\u00e7bir \u015feye ba\u011f\u0131ml\u0131 olmayan, b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sadece kendi \u00fcslubunun g\u00fcc\u00fcnden alan bir kitap -t\u0131pk\u0131 bo\u015flukta as\u0131l\u0131 yery\u00fcz\u00fcne kendi d\u0131\u015f\u0131ndaki hi\u00e7bir \u015feyin dayanak olmamas\u0131 gibi; neredeyse konusu olmayan, en az\u0131ndan konusu adeta g\u00f6r\u00fcnmez olan -b\u00f6yle bir \u015fey m\u00fcmk\u00fcnse- bir kitap. (1852, Colett\u2019e mektubundan)\u201d<\/p>\n<p>Postel\u2019in roman\u0131nda dostlar\u0131 Flaubert\u2019e \u201cBu \u00f6yk\u00fcler zihninizde nas\u0131l \u015fekillendi? Nereden ilham ald\u0131n\u0131z\u201d diye soruluyor. Anlat\u0131c\u0131 soruyu onun yerine cevaplam\u0131\u015f; \u201c\u0130lham bana bal\u0131klardan geldi demek istemi\u015f, fakat yar\u0131m b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131.\u201d<\/p>\n<p>Yirmi iki ya\u015f\u0131nda ilk sara n\u00f6betini ge\u00e7irdikten sonra 18 ya\u015f\u0131nda ilk kitab\u0131 \u2018Bir Deli\u2019nin An\u0131lar\u0131n\u0131 yazan delikanl\u0131ya, 28\u2019inde yazd\u0131\u011f\u0131 Do\u011fu seyahatnamesini yazarken sevdi\u011fi \u015fairleri anan entelekt\u00fcel gezgine, 15 ya\u015f\u0131nda \u00e2\u015f\u0131k oldu\u011fu Elisa\u2019y\u0131 y\u0131llar sonra yazaca\u011f\u0131 romanda unutulmaz bir karaktere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren (Duygusal E\u011fitim) saplant\u0131l\u0131 gence, daha ilerki ya\u015flar\u0131nda \u00f6fkesinden nasibini alan burjuvalar\u0131n, s\u0131radan insanlar\u0131n, yaz\u0131 sanc\u0131s\u0131n\u0131n, sahip olamayacaklar\u0131n\u0131 hayal etmekten vazge\u00e7meyen ihtirasl\u0131 kad\u0131nlar\u0131n dola\u015ft\u0131\u011f\u0131 romanlar\u0131n olgun yazar\u0131na ilham\u0131n nerden geldi\u011fini sormak anlams\u0131z. Ona sislerin aras\u0131ndan g\u00f6r\u00fcnen o yak\u0131c\u0131 yazma arzusu kar\u015f\u0131 koyamad\u0131\u011f\u0131, de\u011fi\u015ftiremedi\u011fi tabiat\u0131nda sakl\u0131.<\/p>\n<p>Colette ba\u015fka bir mektubunda onu uyarm\u0131\u015ft\u0131; \u201cEdebiyat\u0131 fazla seviyorsun; o seni \u00f6ld\u00fcrecek ama sen insanlar\u0131n aptall\u0131\u011f\u0131n\u0131 yok edemeyeceksin.\u201d<\/p>\n<p>Flaubert\u2019in tak\u0131nt\u0131ya d\u00f6n\u00fc\u015fen yazma tutkusunu iyi bilen Postel i\u00e7in ilham meselesi karma\u015f\u0131k de\u011fil;<\/p>\n<p>\u201c\u0130lham nereden geliyor, kitaplar nereden do\u011fuyor, bir adam\u0131 yaz\u0131 yazmaya iten nedir, bu sorular\u0131n hi\u00e7biri \u00fczerinde durulmay\u0131 haketmiyordu\u2026 \u00d6nemli olan tek \u015fey bitmi\u015f bir eserdir, dedi.\u201d<\/p>\n<p>\u201cEksik \u015fair\u201d diye an\u0131lan Flaubert\u2019in ilham perisi -varsa e\u011fer, Walt Whitman\u2019\u0131n tek \u015fiir kitab\u0131n\u0131n ilk dizeleri gibi olabilir ancak; \u201cBiz beden ile zihnin birli\u011finden do\u011fan \u015fiiriz.\u201d<\/p>\n<p><strong>* Flaubert\u2019in Bir Sonbahar\u0131 &#8211; Alexander Postel, \u00c7ev: Zeynep B\u00fc\u015fra B\u00f6l\u00fckba\u015f\u0131\u00a0<\/strong><\/p>\n<p><a href=\"https:\/\/artigercek.com\/yazarlar\/esra-yalazan\/200-yasindaki-flaubert-in-melankolisi-ve-ilham\">200 ya\u015f\u0131ndaki Flaubert\u2019in melankolisi ve ilham\/art\u0131ger\u00e7ek<\/a><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Esra Yalazan\/Art\u0131ger\u00e7ek\/ azarlar\u0131n edebiyat\u0131n \u00e7ok katmanl\u0131 d\u00fcnyas\u0131nda, sezgisel kelime, karakter, mit, hik\u00e2ye, dil, \u00fcslup aray\u0131\u015f\u0131yla zamans\u0131z tanr\u0131lar misali dola\u015fmalar\u0131 beni heyecanland\u0131r\u0131yor. Sezgilerim yak\u0131n hissettiklerimi \u00e7o\u011funlukla onlar aras\u0131ndan se\u00e7iyor. \u0130nsan\u0131n ancak sezgi yoluyla anlayabilece\u011fine inanan Bergson\u2019un felsefesini i\u00e7selle\u015ftiren yazarlardan biriydi Proust. Kurmaca olmamak i\u00e7in direnen benzersiz romanlar\u0131 ger\u00e7e\u011fi sezgilerine g\u00f6re yeniden \u015fekillendirme \u00e7abas\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz sonucudur. Ona<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":375,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[33],"tags":[480,444,534],"class_list":["post-374","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","category-degerlendirme","tag-art-gercek","tag-esra-yalazan","tag-flauber"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/blog.nayayinlari.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/374","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/blog.nayayinlari.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/blog.nayayinlari.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/blog.nayayinlari.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/blog.nayayinlari.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=374"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/blog.nayayinlari.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/374\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":376,"href":"https:\/\/blog.nayayinlari.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/374\/revisions\/376"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/blog.nayayinlari.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/media\/375"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/blog.nayayinlari.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=374"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/blog.nayayinlari.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=374"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/blog.nayayinlari.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=374"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}